ezgiyi çalSohbet Ana SayfasıReal Player'i YükleBugünkü DuaCevsen Ana SayfasıReal Player'i Yükle
Nur Mektubu 
3 Mayıs 1998 Pazar  Günlük mektubunuz  
Belgeler Konuşuyor 

Yanlış Tanıtılmaya Çalışılan Bir Dahi:  
Bediüzzaman Said Nursi 

    1293 Rumi ve 1876 miladî yılında Bitlis'in Hizan kazâsının Nurs Köyünde dünyaya gelen, 22 Mart 1960 tarihinde Urfa'da dar-ı bekâya intikal eden Bedîüzzaman gibi 80 kusur sene dolu bir hayat yaşamış bir dahi ve müceddid hakkında, bu kısa yazı içerisinde doyurucu bir şeyler söylememizi bizden beklememelisiniz. Ancak "bir şey tamamen elde edilemese de, tamamıyla da terkedilmemeli" kâidesince, denizden bir katre mesâbesinde, ba'zı hakikatleri burada ifade etmek istiyorum. Söyleyeceklerimizi ana başlıklarıyla özetleyeceğiz: 
Sözler 

Altıncı Söz 

     Cenâb-ı Allah'ın bize emanet verdiği nefis ve malı O'nun istediği surette kullanmanın insan için ne kadar önemli olduğunu beyan eder.
 Pencere 
 
Hedefe Kilitlenme 
 
    Hedefin (stratejik planın) gerekli aşamalarıyla belirlenmesinin ardından sıra bu planın hayata geçirilmesine gelir. Bunun başarılmasını sağlayacak kesin yol “hedefe kilitlenme” veya “hedefle bütünleşme” şeklinde ifade edilebilir. 
Kelimeler, Senai Demirci 

Bil Ey Nefsim 
 

    Modern zamanların anlayışı, bilgi edinmeyi insanın nefsinden bağımsız bir hale getirmiştir. Öyle ki, modern bilime göre, bilginin kaynağı eşyanın bizzat kendisidir ve aklını kullanan ve yeterli inceleme cihazları olan herkese kâinatın kapıları açıktır. Gözle görünür ve elle dokunulur herşey hakkında nefsî hâletimiz ne olursa olsun bilgi edinebiliriz. 
 Akıncı 
 
İki yol (2) 
 
    Bir önceki yazıda insanın önünde iki yol bulunduğunu, bunlardan birinin ebedî azaba giden gaflet yolu diğerinin ise sonsuz mutluluğa giden hak yolu olduğunu yazmış ve ilkini seçenlerin vaziyetleri üzerinde durmuştuk. Ancak, eğer insan ikinci yol olan, Kur’ân-ı Kerim’in rehberliğindeki ebedi saadete giden hak yolunu seçerse ki bu zaten tek gerçek yoldur o zaman kişiyi, dünyada ve ahirette baki kalacak bir huzur ve mutluluk bekler. Doğru seçimi yapan müminler, kendilerini güzel bir teslimiyetle Rablerine teslim etmenin, bütünüyle ahiret yurdunu düşünüp anmanın, onun için çalışmanın verdiği huzur ve rahatlığı yaşarlar.
 
 Nurdan Bir Damla    İhsân-ı İlâhiden fazla ihsan, ihsan değildir. Herşeyi, olduğu gibi tavsif etmek gerektir.
 
Bediüzzaman Said Nursi
 
Bediüzzaman Said Nursi, "Hakikat Çekirdekleri", Mektubat, sayfa:458,  Yeni Asya Neşriyat, Germany, 1994
 

Dost FM'den derlenen Hakkı Yılmaz'ın Aşk-ı beka isimli programını yukarıdaki "bugünkü sohbet" imgesine tıklayarak dinleyebilirsiniz. Yardım imgesine tıklayarak ses dosyalarımız hakkındaki açıklamaları okuyabilirsiniz. 

 

6.1-6.10 
 
Yâ Menistekarrati'l*ardu biiznih 
Ey izin ve iradesiyle zemini zevilhayata makarr ve mesken yapan ve bütün sekene ve müştemilâtıyla bereber sükûnet içinde tanzim ve teshir ve tedbir ve tedvir eden Zât-ı Zülkemâl, 
 Yâ Men lâ ya'ltedi alâ ehli memleketih 
Ey memleketinin ahalisine zulmetmekten ve hukukları zâyi etmekten hadsiz derecede münezzeh olan ve hiçbir zulüm hiçbir vecihle Ona yanaşamadığını âhiretin icadıyla gösteren Zât-ı Âdil-i Rahîm, 

 Sübhaneke ya lailâhe illa Entel Emanül Eman hallisna minen nar 
Sen aczden ve şerikten münezzeh ve mukaddessin. Senden başka ilâh yok ki bize imdad etsin. El-aman, el-aman! Bizi azap ateşinden ve Cehennemden halâs et. 

Ümit Şimşek, Risale-i Nur Işığında Cevşen Meali, Zafer Yayınları, İstanbul, 1992   

 Bediüzzaman ve Risale-i Nur hakkında Ne Dediler 

Risale-i Nur'lar, müsbet fen ilimlerinin yaradılıştan başlayarak kainat, insan, astronomi, atom, madde ilişkileri, fen ve felsefe karşılaştırmaları, biyolojik kavramlar -hatta botanik, zooloji ve mikrobiyoloji genellemeleriyle dahi- tabiat, coğrafya, fizik, pisikoloji, sosyoloji ve metafiziğe kadar ilim nev'inden her konuyu, satırlarına, ikna edici deliller, ispatlar, dil ustalığı ve kabul ettiriciliğiyle nakşetmiştir. 

Gökçe Ok, "Risale-i Nur'larda Fen İlimleri Felsefesine Bakış Açısıyla İlgili Bir Deneme," Köprü, sayfa: 63,  Kış 1995. 

Nefis Muhasebesi, Zübeyir Gündüzalp  

BAŞARIYA GÖTÜREN PRENSİPLER 

Bilseniz ki, gayret ne kadar kıymettardır, bir dakika boş durmazdınız. 

Yaptığın işi bütün mevcudiyetinle, hayatın ve mevcudiyetin ona bağlı imiş gibi yap. 

Zübeyir Gündüzalp, Nefis Muhasebesi, Yeni Asya Neşriyat, İstanbul, 1996.