Yanlış Tanıtılmaya Çalışılan
Bir Dahi: Bediüzzaman Said Nursi
III-Sosyal
ve Siyasi Hayata Ait İslamın Yüce Düsturlarını İzah Etmiştir
Bedîüzzaman, sadece nazariyat insanı değil, aynı zamanda üç devir görmüş
yani mutlâkıyet, meşrutiyet ve cumhuriyeti yaşamış bir tatbikat adamıdır.
Kendi şahsî ubûdiyetini asla ihmâl etmediği gibi, başta Osmanlı Devleti
ve daha sonra da Türkiye olmak üzere, bütün âlem-i İslamda ve hatta tüm
dünyada meydana gelen siyasî ve sosyal hâdiseleri de islamın ulvî düsturlarına
göre değerlendiren ve tesbitini islama göre yapan nâdide bir dava adamıdır.
Zaman, hep onu haklı çıkarmış ve aksi fikirde olanları utandırmıştır. Şimdi
tesbitlerinden bir iki misal verelim:
Yedinci
Söz
Allah'a ve Âhirete inanmanın lüzum ve dünya hayatına
olan tesirlerini gösterir.
Şuuraltının
Hedefe Açık Tutulması
İnsan beyninin(beynin ruhsal mekanizmasının) insanların çoğunun bilmediği
bir özelliği vardır. İnsanların verdiği emirleri uygulamaya koyar ve daha
sonra verilen emir-kabul edilmesi şartıyla- insanlar unutsa da yerine getirilir.
Psikologlar bu durumu “şuuraltı mekanizmasının” bir özelliği olarak tanımlıyorlar.
Bil
Ey Nefsim
Modern zamanların anlayışı, bilgi edinmeyi insanın nefsinden bağımsız
bir hale getirmiştir. Öyle ki, modern bilime göre, bilginin kaynağı eşyanın
bizzat kendisidir ve aklını kullanan ve yeterli inceleme cihazları olan
herkese kâinatın kapıları açıktır. Gözle görünür ve elle dokunulur herşey
hakkında nefsî hâletimiz ne olursa olsun bilgi edinebiliriz.
Fakir
olan biziz
Bizler herşeyin tek sahibi olan Rabbimizin
bir imtihan yeri olarak sunduğu şu dünya hayatında en iyiyi ve en güzeli
yapmakla sorumluyuz. Allah’ın bizler için seçip beğendiği İslâm dininin
gereklerini yerine getirmekten, Allah’ın rızasını kazanmak için çaba sarf
etmekten mesulüz. Bizlere karşılıksız verilmiş olan o kadar çok şey var
ki, gördüğümüz her şeyden gözlerimiz, işittiğimiz her sözden kulaklarımız,
tattığımız her nimetten dilimiz ve bütün nimetlerden de vicdanımız mükelleftir.
|
İnsanlarda velî, Cumâda dakika-i
icâbe, Ramazan'da Leyle-i Kadir, Esmâ-i Hüsnâda İsm-i Âzam, ömürde ecel
meçhul kaldıkça, sâir efrad dahi kıymettar kalır, ehemmiyet verilir. Yirmi
sene sonra müphem bir ömür, nihayeti muayyen bin sene ömre müreccahtır.
Bediüzzaman Said Nursî
Bediüzzaman Said Nursi, "Hakikat
Çekirdekleri", Mektubat, sayfa:460, Yeni Asya Neşriyat, Germany, 1994
Dost FM'den derlenen
Bir Kainat Yolcusu: Bediüzzaman Said Nursî isimli programı yukarıdaki "bugünkü
sohbet" imgesine tıklayarak dinleyebilirsiniz. Yardım imgesine tıklayarak
yardım alabilirsiniz.
2.1-2.10
Ey bütün mahlukatın sual ve dua lisanıyla ettikleri fakr ve ihtiyâcâtına
dâimî cevap veren ve yerine getiren Kerîm-i Pürnevâl,
Ey en gizli mahlukatının en gizli arzularını ve en hafî niyazlarını
bilen, işiten ve icâbet eden Alîm-i Zülcemal,
Sen aczden ve şerikten münezzeh ve mukaddessin. Senden başka ilâh yok
ki bize imdad etsin. El-aman, el-aman! Bizi azap ateşinden ve Cehennemden
halâs et.
Ümit Şimşek, Risale-i Nur Işığında
Cevşen Meali, Zafer Yayınları, İstanbul, 1992
Bediuzzaman, Asr-ı Saadetle ilgili sekiz parça halindeki risalelerinde,
farklı yollardan seri olarak enine boyuna bu konuya temas etmekte, tarihçilerin
ve siyer kitaplarının takip ettiği metoda bağlı olarak bir siyer veya tarih
kitabı yazmak istememiştir.
Prof. Dr. Imadüddin Halil, "Risale-i
Nur'da Resûlüllah (SAV)," 3. Uluslarası Bediüzzaman Sempozyumu, Istanbul,
1995.
BAŞARIYA GÖTÜREN PRENSİPLER
Hizmet hizmet derken şahsî dersini unutanın hizmeti muvakkat olur.
Hususî okumanı terk etme.
Daima okumak.
Zübeyir Gündüzalp, Nefis Muhasebesi,
Yeni Asya Neşriyat, İstanbul, 1996. |