ezgiyi çalSohbet Ana SayfasıReal Player'i YükleBugünkü DuaCevsen Ana SayfasıReal Player'i Yükle
Nur Mektubu 
26 Mayıs 1998 Salı Günlük mektubunuz  
Cevre Yazilari 

İslam Tarihinden Bazı Örnekler 
 

    Müslüman milletlerin tarihleri incelendiğinde, Müslümanların tabiatla ve tabiattaki canlılarla uyum içinde yaşadıkları görülür. Bunun en canlı şahitleri ise Müslüman ülkeleri ziyaret eden Batılı seyyahlardır. 
 Sözler 

Sekizinci Söz 

     İnsanın ve dünyanın mahiyetini izah eder.
Muhabbet 

Zevkçilik ve Oruç 

    Zevkçi olan birisi zevklerin en yükseğine ulaşmayı kendine hedef edindiğinden, onun için hayatın gayesi zevktir. Dolayısıyle zevki uğrunda başkalarının hakkına tecavüz etmeyi göze alarak herşeyi yapar. “Ben tok olsam, başkası açlıktan ölse bana ne.” 1 der . Böyle insanlar çalışmayı da sevmezler. Kazanmak için ter dökmek istemezler . 
Makale 
_____ Cemil Pınar______ 

 Huzur-u daimî nasıl kazanılır? 

    Büyük mutasavvıf ve vahdet-i vücud mesleğinin güneşi olan Muhyiddin-i Arabî Hazretleri, kelâm ilminin kutuplarından olan Fahreddin-i Râzî’ye bir mektup yazar. Muhyiddin-i Arabî genç ve heyecanlı bir kişi. O sıralarda ömrünün baharını yaşıyor. Fahreddin-i Râzî ise kemal yaşlarında ve her geçen gün kabre yaklaşıyor. Mektubunda, “Allah’ı bilmek varlığını bilmenin gayrıdır” der genç mutasavvıf. Bedîüzzaman Hazretleri Barla’da iken kendisine sual ederler. “Bu ifâdenin maksadı nedir?” derler, “Niçin Muhyiddin-i Arabî böyle diyor?”
Mesaj 

Cesaretin menbaı 

    Bediüzzaman Hazretleri, “Her hakiki hasenat gibi cesaretin dahi menbaı îmandır, ubûdiyettir”(1) der. Evet, îman her türlü güzel hasleti, iyi huyları, faziletleri meyve veren bir tuba-i Cennettir. Cesaret de îmanın meyvesidir. Yine Bediüzzaman Hazretlerinin belirttiğine göre, “Îman hem nurdur, hem kuvvettir. Evet, hakiki imanı elde eden adam kâinata meydan okuyabilir. İmanının kuvvetine göre hadisâtın tazyikatından kurtulabilir. ‘Tevekkeltü alellah’ der, sefine-i hayatta [hayat gemisinde] kemal-i emniyetle hadisâtın dağlarvârî dalgaları içinde seyran eder.”(2)
 
ÖZÜR
25 Mayıs 1998 tarihli Nur Mektubu bir miktar geç yayınlanmıştır. Okuyucularımızdan özür dileriz.
Nur Mektubu
 
Nurdan Bir Damla    Mâdem küfürde ve şirkte nihayetsiz müşkülât ve ıztırâbât var; elbette o yol muhâldir, hakikati yoktur. Mâdem Tevhidde, mevcudâtın yaratılışındaki sühûlete ve kesrete ve hüsn-ü sanatına muvâfık olarak nihayetsiz sühûlet ve kolaylık var; elbette o yol vâciptir, hakîkattir.
Bediüzzaman Said Nursî
 
Bediüzzaman Said Nursî, "Otuz Üçüncü Söz", Sözler, sayfa:604, Yeni Asya Neşriyat, Germany, 1993.
 
 

Dost FM'den derlenen Hakkı Yılmaz'ın Aşk-ı beka isimli programını yukarıdaki "bugünkü sohbet" imgesine tıklayarak dinleyebilirsiniz. Yardım imgesine tıklayarak ses dosyalarımız hakkındaki açıklamaları okuyabilirsiniz. 

 

6.1-6.10 
 
Yâ Menis tesleme küllü şey'in li kudretih 
Ey zerrattan yıldızlara kadar herşey kudret-i  ezeliyesinin emirlerine nihâyet derecede mutî ve musahhar bulunan Zât-ı Kadîr-i Mutlak, 

 Sübhaneke ya lailâhe illa Entel Emanül Eman hallisna minen nar 
Sen aczden ve şerikten münezzeh ve mukaddessin. Senden başka ilâh yok ki bize imdad etsin. El-aman, el-aman! Bizi azap ateşinden ve Cehennemden halâs et. 

Ümit Şimşek, Risale-i Nur Işığında Cevşen Meali, Zafer Yayınları, İstanbul, 1992   
 
 
Resimlerle Bediüzzaman 
 İmân kuvvetiyle kâinata meydan okuyan söz ve fikir sultanı Bediüzzaman Said Nursî Hazretleri dünya konforundan uzak Emirdağındaki mütevazi odasında Kur'ân-ı Kerim'i okurken... 
 
Nefis Muhasebesi, Zübeyir Gündüzalp  

BAŞARIYA GÖTÜREN PRENSİPLER 

Düşünmek, muhakeme ve muhasebe etmekle üzülmek, birbirinden farklı olan hallerdir. 

Düşünmek demek, meselenin neden ibaret olduğunu tesbit ettikten sonra lâzım gelen tedbirleri sükûnetle almak demektir. 

Dehâ dikkati değil, dikkat dehâyı verir. 

Zübeyir Gündüzalp, Nefis Muhasebesi, Yeni Asya Neşriyat, İstanbul, 1996.