İslâm
Medeniyeti
Hakkını vererek anlatabilmek için ciltler dolusu yazmak lazım. Şunu
belirtmek gerekir ki insanoğlunun bugün ulaştığı muasır medeniyet seviyesi
tamamiyle İslâm kültürünün bir sonucudur. (1) Hristiyanlığın
zuhurundan en aşağı onbeş asır sonra teşekkül etmiş bir Avrupa medeniyeti
nasıl olur da hristiyanlığa izafe edilebilir? (2)
Dokuzuncu
Söz
Namazın beş vakte tahsisini izah eder.
____
İsmail Yediler_____
Sakk-i
Kamer ve Hindistan'daki kitabe
Prof. Muhammed Hamidullah, Hindistan'da bir seyahati
sirasinda tarihi bir yapi ile karsilastigini, kitabesinde de "Bu bina Ay
ikiye bolundugu zaman yapilmistir." diye bir yazinin bulundugunu soyluyor.
Hindistan ziyaretimiz oncesi bunu bazi Hindistanli tanidik ve dostlarimizdan
sorduk. Fakat musbet bir cevap alamadik. Insaallah, bir engel olmazsa,
siz bu satirlari okurken, biz de Yeni Delhi'ye ulasmis olacagiz. Basta
Hint ulemasi olarak, karsilasacagimiz tarihcilere de bu hususta bir bilgileri
olup olmadigini sormayi dusunuyoruz.
___Lâtif
Salihoğlu ___
Kâinat,
dört duvar arasında
Siyasetin uçsuz bucaksız sahrasında uçuş denemesi yapan acemi çaylaklar,
"dört duvar arasına kâinatı sığdıran îmânî dersler"i oldum olası hep küçümsediler.
Bu daimî ve bereketli hizmete ömür adayanları da, hep hor ve hakir gördüler.
Ödünç
verilmiş nimet: hayat
İnsanoğlu, kâinattaki mevcudatın vasıf ve özelliklerini çok iyi bildiği
halde hayatı insanı ve kâinatı yoktan vareden esas varlığı tanımıyor, hatta
onun üzerinde düşünmek bile istemiyor. Hayatın derin mânâsı onu ilgilendirmiyor.
Güneşin, ayın mahiyetini öğrenmek için tüm imkânlarını ve vaktini seferber
eden insan onları bulunduklerı yere hassas ölçü ve mizanlarla kimin yerleştirdiğini
aklına getirmiyor. “Hayat apartmanı yıkılıyor, ömür tayyaresi şimşek gibi
geçiyor. Zaman da sel dolaplarını süratle çalıştırıyor” hakikatinden uzak
bir hayat sürüyor.
|
Şerîatın yüzde doksanı-zaruriyât
ve müsellemât-ı dîniye- birer elmas sütundur. Mesâil-i içtihadiye-i hilâfiye,
yüzde ondur. Doksan elmas sütun, on altının himâyesine verilmez. Kitaplar
ve içtihadlar Kur'an'a dürbün olmalı; gölge ve vekil olmamalı.
Bediüzzaman Said Nursî
Bediüzzaman Said Nursi, "Hakikat
Çekirdekleri", Mektubat, sayfa:455, Yeni Asya Neşriyat, Germany, 1994
Dost FM'den derlenen
Bir Kainat Yolcusu: Bediüzzaman Said Nursî isimli programı yukarıdaki "bugünkü
sohbet" imgesine tıklayarak dinleyebilirsiniz. Yardım imgesine tıklayarak
yardım alabilirsiniz.
6.1-6.10
Ey en küçük mahluktan en büyük mevcuda kadar herşey Onun izzet-i kudretine
mütezellilâne boyun eğen Zât-ı Azîz-i Muktedir,
Sen aczden ve şerikten münezzeh ve mukaddessin. Senden başka ilâh yok
ki bize imdad etsin. El-aman, el-aman! Bizi azap ateşinden ve Cehennemden
halâs et.
Ümit Şimşek, Risale-i Nur Işığında
Cevşen Meali, Zafer Yayınları, İstanbul, 1992
İmâna fedâkârâne hizmet eden bir hanımın manzûmesidir
Risâle-i
Nur müellifi Üstadım Hazretlerine
Mânevî Nur kılıncını almıi eline,
Vuruyor münâfıkların baş ve beline.
BAŞARIYA GÖTÜREN PRENSİPLER
Bir insan meşru ve sebatkâr bir şekilde çalışmasını ve nizamlı yaşamasını
bilmezse, kabiliyetlerini inkişaf ettiremez. Çalışmak, sadakat ve sebat
etmek suretiyle kendisini yetiştirmek iradesine sahip değilse, kabiliyetlerini
geliştirmekte muvaffak olamaz.
Zübeyir Gündüzalp, Nefis Muhasebesi,
Yeni Asya Neşriyat, İstanbul, 1996. |