HUZUR
"Sana muasır bir vücut olamadığımdan müteessirim ey Muhammed (S.A.M.)
!" (1) Bu söz Hz. Muhammed' (S.A.M.)
den bin üçyüz sene kadar sonra yaşamış, Büyük Alman İmparatorluğu'nun kurucusu
Prens Bismark'a aittir. Yüz yüze görüşme imkânına sahip olamamasına rağmen,
Prens Bismark'ın Hz. Muhammed (S.A.M.) gıyabında "SEN" diye hitap etmesinde
belâğatın "iltifat" olarak adlandırılan latif bir nüktesi gizlidir. Şöyle
ki:
Ondördüncü
Lem'a, İkinci Makam
'in binlerce sırrından altı sırrını izâh eder.
Dünyanın
Kaynaklarını İsraf Etmemek
İslam’ın çevreyle ilgili diğer önemli bir ilkesi ise, bilinçsizce tüketmeyi,
yani israf ve savurganlığı yasaklamasıdır. İsraf, sadece doğal kaynakların
bilinçsizce tüketilmesi değil, aynı zamanda tüm bu nimetlerin yaratıcısı
ve sahibi olan Allah’a karşı da bir saygısızlıktır. Bu nedenle İslam’a
göre yeme-içme helal, ancak israf haramdır. Dünyamızın sahip olduğu kaynakların
sınırlı olduğunu bugün her zamankinden daha iyi biliyoruz. Savurganlık
ve aşırı tüketim sadece bizleri değil, gelecek nesilleri de etkileyecektir.
Bu nedenle bilinçli ve duyarlı olmak zorundayız.
___Ali
Ferşadoğlu___
Talim-terbiye
İster kesintili, ister kesintisiz olsun, "eğitim ve öğretimin" gaye
ve hedefini ortaya çıkarmazsa; boş ve basit tartışmalarla vaktimizi heba
ederiz. Evet, eğitim ve öğretimin gayesi nedir? Eğitim ve öğretimin kaynağı,
temeli, hedefi, Yüce Rabbimizin, yâni Alim–i Mutlak olan Rabb–i Rahimimizin
esma ve sıfatlarını mütalaaya dayanır. Denebilir ki, "İnsan bu âleme, ilim
ve dua vasıtasıyla tekemmül etmek için" gönderilmiştir.
Cesaretin
menbaı
Bediüzzaman Hazretleri, “Her hakiki hasenat gibi cesaretin dahi menbaı
îmandır, ubûdiyettir”(1) der. Evet, îman her türlü güzel hasleti, iyi huyları,
faziletleri meyve veren bir tuba-i Cennettir. Cesaret de îmanın meyvesidir.
Yine Bediüzzaman Hazretlerinin belirttiğine göre, “Îman hem nurdur, hem
kuvvettir. Evet, hakiki imanı elde eden adam kâinata meydan okuyabilir.
İmanının kuvvetine göre hadisâtın tazyikatından kurtulabilir. ‘Tevekkeltü
alellah’ der, sefine-i hayatta [hayat gemisinde] kemal-i emniyetle hadisâtın
dağlarvârî dalgaları içinde seyran eder.”(2)
|
Kelime-i Şehâdetin iki kelamı
birbirine şâhittir. Birincisi ikincisine bürhân-ı limmîdir; ikincisi birincisine
bürhân-ı innîdir.
Bediüzzaman Said Nursî
Bediüzzaman Said Nursi, "Hakikat
Çekirdekleri", Mektubat, sayfa:454, Yeni Asya Neşriyat, Germany, 1994.
Dost FM'den derlenen
Muhammed Bozdağ'ın Esma-ül Hüsna isimli proğramından "El Habir" isimli
sohbeti yukarıdaki "bugünkü sohbet"
imgesine tıklayarak dinleyebilirsiniz. Diğer sohbetlerimiz ve yardım için
anasayfa-yardım imgesine tıklayınız.
6.1-6.10
Ey tecelliyat-ı celâliyesinin haşyetiyle dağlar parçalanan Zât-ı Kadîr-i
Cebbâr,
Ey semavat bütün ecrâm-ı ulviyesiyle Onun emir ve kudreti altında idare
edilen ve tedbiriyle ayakta duran Zât-ı Kayyûm-u Ezelî,
Sen aczden ve şerikten münezzeh ve mukaddessin. Senden başka ilâh yok
ki bize imdad etsin. El-aman, el-aman! Bizi azap ateşinden ve Cehennemden
halâs et.
Ümit Şimşek, Risale-i Nur Işığında
Cevşen Meali, Zafer Yayınları, İstanbul, 1992
(Bediüzzaman) Kur'ân'ın mucize yönlerini bütün insanlara tafsilatlı
bir biçimde açıklamaya büyük ihtimam göstermiştir.
Doc. Dr. Ziyad al-Daghamin, "Bediüzzaman
Said Nursi'ye Göre Kur'ân'ın Mûcizeliğini Açıklama Metodu," 3. Uluslarası
Bediüzzaman Sempozyumu, Istanbul, 1995.
BAŞARIYA GÖTÜREN PRENSİPLER
Denizde bir balık taifesi var, bütün rızkını öğleye kadar toplar.
Nefis öldürülürse tarikatın yoludur. Bizde nefis ile mücadele etmek
var.
Nefis bizi kötülüğe sevk etmek ister. Aklımıza fena şeyler gelir. Onlar
terakkimize vesiledir. Onlarla mücadele ederek hizmete devam!
Zübeyir Gündüzalp, Nefis Muhasebesi,
Yeni Asya Neşriyat, İstanbul, 1996. |