Aziz, sıddık kardeşlerim, bu Medrese-i Yusufiye'de ders arkadaşlarım!
Bu gelen gece olan
Leyle-i Berat, bütün senede bir kudsî çekirdek hükmünde ve mukadderat-ı
beşeriyenin proğramı nev'inden olması cihetiyle Leyle-i Kadr'in
kudsiyetindedir. Herbir hasenenin Leyle-i Kadir'de otuzbin olduğu gibi, bu
Leyle-i Berat'ta herbir amel-i sâlihin ve herbir harf-i Kur'anın sevabı
yirmibine çıkar. Sair vakitte on ise, şuhur-u selâsede yüze ve bine çıkar.
Ve bu kudsî leyali-i meşhurede onbinler, yirmibin veya otuzbinlere çıkar.
Bu geceler, elli senelik bir ibadet hükmüne geçebilir. Onun için elden
geldiği kadar Kur'anla ve istiğfar ve salavatla meşgul olmak büyük bir
kârdır.
Said
Nursî, Şualar,
Sayfa: 505
Aziz, sıddık kardeşlerim!
Evvelâ:
Geçen mübarek Leyle-i Beratınızı ve gelecek Ramazan-ı Şerifinizi tebrik
ederiz. Bu sene Berat Gecesi, Nurcular hakkında çok bereketli ve kerametli
olduğuna bir emaresini hayretle gördük. Şöyle ki:
Ben Berat Gecesinden az evvel Asâ-yı Musa tashihiyle meşgul iken; bir güvercin
pencereye geldi, bana baktı. Ben dedim: "Müjde mi getirdin?" İçeriye
girdi, güya eskiden dost idik gibi hiç ürkmedi. Asâ-yı Musa (Haşiye)
üstüne çıktı, üç saat oturdu; ekmek, pirinç verdim, yemedi; tâ akşama
kaldı, sonra gitti, tekrar geldi. Berat gecesinde, tâ sabaha kadar yanımda
kaldı. Ben yatarken başıma geldi, Allah'a ısmarladık nev'inden başımı
okşadı, sonra çıktı gitti. İkinci gün, ben teessüf ederken, yine geldi;
bir gece daha kaldı. Demek bu mübarek kuş, hem Asâ-yı Musa'yı, hem
beratımızı tebrik etmek istedi.
(Haşiye) :
Evet, biz gözümüzle gördük. (Evet
Nureddin, Evet Mehmed, Evet İsmail)
Emirdağ Lahikası
-I- Sayfa:170
Aziz, sıddık, mübarek, metin kardeşlerim!
Sizin Leyle-i Berat'ınızı ve gelen Leyali-i Ramazan-ı Mübareke'nizi
tebrik ederiz. Cenab-ı Hakk'a yüzbinler şükür olsun ki, Risale-i Nur kendi
kendine tevessü' ediyor. Her tarafta fütuhatı var. Ehl-i dalaletin hileleri
onu durdurmuyor, bilakis çok dinsizler teslim-i silâh ediyorlar. Hâfız
Ali'nin dediği gibi, korkuları pek ziyadedir. Şimdi dinsizlik taassubuyla
değil, korku cihetiyle ilişiyorlar. O korku, Risale-i Nur lehine dönecek inşâallah.
Nur fabrikasının sahibi, bu defaki mektubundaki hârika ve yüksek duası,
onun fevkalâde ihlas ve sadakatinin bir tereşşuhatı nazarıyla
baktığımızdan, bin derece haddimden ziyade hüsn-ü zannını Risale-i Nur
hesabına kabul edip, duasına âmîn deriz. O Nur fabrikasının mektubu, Hasan
Âtıf'ın mektubuyla Leyle-i Berat akşamında elimize geçti. O gecemize,
bereketli ve mübarek bir tebrik nev'inde telakki eyledik.
Aziz kardeşlerim! Bu mübarek Ramazan'da dahi geçen Ramazan gibi, bu âciz
ve zaîf kardeşinize, manevî ve uhrevî sa'y ve çalışmanızdan zekat
mikdarınca vermenizi ve onun hesabına bir mikdar çalışmanızı ve ziyade hüsn-ü
zannınız ile ona tahmil ettiğiniz ağır yüke o cihette yardımınızı pek
çok rica ederim.
Derd-i maişet sersemliğiyle, ekser halk âhiret işlerine ikinci derecede
bakmalarından, ehl-i dalalet istifade edip onları avlıyorlar. Risale-i Nur
şakirdleri kanaat ve iktisad düsturlarıyla bu manevî hastalığa da mukabele
ederler, inşâallah.
Umum kardeşlerimize ve hemşirelerimize birer birer selâm ve dua ederiz.
Said Nursî, Kastamonu
Lahikası, Sayfa: 154
Aziz, sıddık kardeşlerimiz!
Evvelen:
Üstadımız leyle-i beratınızı tebrik ediyor. Hem selâm ve dua ediyor.
Sâniyen:
Diyarbekir'den dün aldığımız mektubda ifade edildiğine göre, Diyarbekir
havalisiyle beraber şarkta şimdi ikiyüz kadar Nur dershaneleri açılmış.
Ayrıca Diyarbekir'de kadınlara mahsus dört-beş dershane-i nuriye varmış.
İnşâallah bu büyük bir hayrın alâmetidir.
Üstadımız on sene evvel işaret ve büyük menfaatını beyan ettiği Nur
medreselerinin şimdi bu zamanda açılma işi, tam tahakkuk safhasına girmiş
bulunuyor. O zaman demişti: "Şimdi resmen din tedrisatı için hususî
dershaneler açılmasına izin verilmesine binaen Nur şakirdleri mümkün olduğu
kadar her yerde küçücük bir dershane-i nuriye açmak lâzımdır. Gerçi
herkes kendi kendine bir derece istifade eder, fakat herkes herbir mes'elesini
tam anlamaz. İman hakikatlerinin izahı olduğu için; hem ilim, hem
marifetullah, hem huzur, hem ibadettir. Eski medreselerde beş-on seneye mukabil,
inşâallah Nur medreseleri beş-on haftada aynı neticeyi temin edecek ve yirmi
senedir ediyor."
Üstadımız Barla'daki dokuz senelik ikametgâhı olan ve Risale-i Nur'un
birinci dershanesi, hem altı vilayet genişliğindeki Medreset-üz Zehra'nın
çekirdeği bulunan hanesini "Medrese-i Nuriye olarak" Risale-i Nur'a
vakfetmişti. Şimdi onu müteakib hem Isparta ve civarı kazaları ve bazı köylerinde,
hem Diyarbekir ve şarkta Nur dershaneleri açılmaktadır.
Bu suretle o dershanelerde Nurların okunması ve Nurlarla meşguliyete devam
edenlere ve ders alanlara talebe-i ulûm şerefini kazandırmaktadır. Talebe-i
ulûmun ise âdi harekâtı, hattâ uykusu dahi ibadet hükmüne geçtiğini
bazı büyük müçtehidler beyan etmişler.
Sâlisen:
Nurların radyo diliyle Anadolu ve âlem-i İslâm'a intişarının ilk
mukaddemesi, mübarek leyle-i berata tevafuk etmesi, bu
vatan ve âlem-i İslâm hakkında Risale-i Nur lehinde büyük bir hayrın alâmeti
ve işaretidir.
Kardeşleriniz
Tahirî,
Zübeyr, Sungur, Ceylan, Bayram
(Haşiye):
Bu mektub aynı zamanda telgrafla veya mektubla Üstadımızın leyle-i
beratlarını tebrik eden kardeşlerimize cevabdır.
Emirdağ Lahikası
-II- Sayfa: 231-232
|