(...)
Aziz, sıddık kardeşlerim!
Evvelâ: Rivayat-ı sahiha
ile "Leyle-i Kadr'i nısf-ı âhirde, hususan aşr-ı âhirde arayınız."
ferman etmesiyle, bu gelecek geceler, seksen küsur sene bir ibadet ömrünü
kazandıran Leyle-i Kadr'in gelecek gecelerde ihtimali pek kavî olmasından
istifadeye çalışmak, böyle sevablı yerlerde bir saadettir.
Sâniyen: (...) "Kadere
iman eden gam ve hüzünden emin olur" sırrıyla, (...) "Herşeyin
güzel cihetine bakınız" kaidesinin sırrıyla,
(...)
gayet
kısacık bir meali: "Sözleri dinleyip en güzeline tâbi' olup fenasına
bakmayanlar, hidayet-i İlahiyeye mazhar akıl sahibi onlardır" mealinde.
Bizler için şimdi herşeyin iyi tarafına ve güzel cihetine ve ferah
verecek vechine bakmak lâzımdır ki manasız, lüzumsuz, zararlı, sıkıntılı,
çirkin, geçici haller nazar-ı dikkatimizi celbedip kalbimizi meşgul
etmesin. Sekizinci Söz'de bir bahçeye iki adam, biri çıkar biri giriyor.
Bahtiyarı bahçedeki çiçeklere, güzel şeylere bakar, safa ile istirahat
eder. Diğer bedbaht, temizlemek elinden gelmediği halde çirkin, pis şeylere
hasr-ı nazar eder, midesini bulandırır. İstirahata bedel sıkıntı çeker,
çıkar gider. Şimdi hayat-ı içtimaiye-i beşeriyenin safhaları, hususan
Yusufiye Medresesi bir bahçe hükmündedir. Hem çirkin, hem güzel, hem
kederli, hem ferahlı şeyler beraber bulunur. Âkıl odur ki; ferahlı ve güzel
şeylerle meşgul olup, çirkin, sıkıntılı şeylere ehemmiyet vermez, şekva
ve merak yerinde şükreder, sevinir.
Said
Nursî
*
* *
Leyle-i Kadr'in sırrıyyla
seksen sene bir ömrü kazandıracak bir vakitte, en iyi, en efdal şeylerle meşgul
olmak lâzım geliyor. Inşâallah Kur'an'a ait mesaille iştigal, bir nevi
manevî mütefekkirane Kur'an okumak hükmündedir. Hem ibadet, hem ilim, hem
marifet, hem tefekkür, hem kıraat-ı Kur'an manaları risalelerin istinsah ve
mütalaalarında vardır itikadındayız. Zâten bu ciheti siz takdir etmişsiniz.
Barla
Lahikası - 332
*
* *
Şu mübarek şehr-i Ramazan,
Leyle-i Kadr'i ihata ettiği için, kendisi de ömür içinde bir leyle-i
kadirdir ki, muvaffak olanın ömrüne bin ömür katar. Dakikası bir gündür.
Saati iki ay, günü birkaç sene hükmünde bir ömr-ü bâkidir.
Barla
Lahikası - 282
*
* *
Bu Ramazan-ı Şerif'te acz u
za'fı ve fakr u ihtiyacı tam hissedip, Cenab-ı Hakk'a iltica etmek, bir
surette intibah ve heyecan ve şuur ve şiddet verdi. Ramazan-ı Şerif'te şimdi
okuduğum münacatların okunmasına, bu hâdise mühim bir kuvvet oldu. Zâten
musibetler, dergâh-ı İlahîye sevk etmek için birer kader kamçısıdır.
Her okuduğum bir kelime ve dua da ve münacat da şuurlu ve şiddetli oluyor.
Resmî ve ruhsuz olmuyor. Sahabelerdeki ibadetlerinin sırr-ı tefevvuku bu
noktadandır. Tesbih ve zikri bütün manasıyla şuurlu bir surette söyledikleridir.
Barla
Lahikası - 285
*
* *
Mübarek Ramazan'ın Leyle-i
Kadir sırrıyla, seksenüç sene bir ömr-ü manevî kazandırması sırr-ı
hikmetiyle ve Risale-i Nur'un şakirdlerindeki sırr-ı ihlasla tesanüd ve iştirak-i
a'mal-i uhrevî düsturuyla herbir sadık şakird, o fevkalâde manevî kazancı
elde edeceğine gayet kuvvetli bir delili budur ki: Bu daire içinde kırkbin,
belki yüzbin hâlis, hakikî mü'minlerin içinde hakikat-ı Leyle-i Kadr'i
elde edecek bir-iki, on-yirmi değil, belki yüzlerin elde etmesi ihtimali kavîdir.
Sırr-ı ihlasla ve iştirak-i
a'mal-i uhrevî düsturunun sırrıyla biz ve siz
bu hakikata müteveccihen, bu Ramazan-ı şerif'te herbirimiz umumun
hesabına ve umum arkadaşları içinde kendini farzedip, nun-u mütekellim-i
maalgayr, yani daima (…) gibi kelimelerde (…) içinde umum kardeşlerini
niyet etmektir.
Kastamonu
Lahikası - 181
*
* *
Cenab-ı Erhamürrâhimîn bu
Ramazan-ı Mübareke'nin hürmetine Rahmeten-lil-Âlemîn olan Resul-i Ekrem
Aleyhissalâtü Vesselâm'ın ümmetine rahmetiyle imdad eylesin! Âmîn. Âsâr-ı
gazab-ı İlahî olan âfât ve dalaletlerden muhafaza eylesin! Âmîn. Ve
Risale-i Nur Sakirdlerini neşr-i envâr-ı Kur'aniyede muvaffak eylesin! Âmîn.
Kastamonu
Lahikası - 155
*
* *
Aziz, sıddık kardeşlerim!
Evvelâ: Yarın gece Leyle-i
Kadir olmak ihtimali çok kuvvetli olmasından bir kısım müçtehidler o
geceye Leyle-i Kadr'i tahsis etmişler. Hakikî olmasa da, madem ümmet o
geceye o nazarla bakıyor. İnşâallah hakikî hükmünde kabule mazhar olur.
Sâniyen: Sarsıntılı olan
altıncıdaki kardeşlerimizin istirahatlarını merak ediyorum. Bir parmak
hariçten hapse, hususan altıncıya karışıyor, oradaki kardeşlerimiz
dikkat ve ihtiyat edip hiç bir şeye karışmasınlar.
Sâlisen: Avukata, reise
okutmak için parçayı gönderdiniz mi? Hem Halil Hilmi, vahdet-i mes'ele
itibariyle yalnız Sabri'nin değil, belki umumumuzun avukatıdır. Ben bu
nazarla ona bakıyorum. Şimdi umumumuzun hesabına birinci avukatımıza tam
yardım etsin.
Râbian: Taşköprülü Sadık
Bey'in mukaddemesini istinsah için Sabri'ye vermiştim. Eğer yazılmışsa,
tashihten geçen parça ona gönderilecek. Yeni yazılan bir sureti bana gönderilsin.
Hem Sadık'ın manzumeciğinin yanımda bir sureti var, sizde yoksa göndereceğim.
Said
Nursî,
Şualar,
Sayfa:509-510