Ey azamet-i kudretine bütün mevcûdât mütevâzıâne teslim olan Zât-ı
Zülcelâl,
Ey zerrattan yıldızlara kadar herşey kudret-i ezeliyesinin emirlerine
nihâyet derecede mutî ve musahhar bulunan Zât-ı Kadîr-i Mutlak,
Ey en küçük mahluktan en büyük mevcuda kadar herşey Onun izzet-i kudretine
mütezellilâne boyun eğen Zât-ı Azîz-i Muktedir,
Ey saltanat-ı kudsiyesi bütün mevcudatı azîm bir havf ve heybet altında
hükmüne masahhar ve tasarrufuna münkad eden Zât-ı Celîl-i Zülkemâl,
Ey tasarrufat ve hükümranlığına karşı herşey nihayet derecede itaat
ve inkıyat altında bulunan Zât-ı Vâkid-i Kahhâr,
Ey havf ve haşyeti altında herşey nihayet derecede zelîl ve zelûl bulunan
Zât-ı Kebîr-i Müteâl,
Ey tecelliyat-ı celâliyesinin haşyetiyle dağlar parçalanan Zât-ı Kadîr-i
Cebbâr,
Ey semavat bütün ecrâm-ı ulviyesiyle Onun emir ve kudreti altında idare
edilen ve tedbiriyle ayakta duran Zât-ı Kayyûm-u Ezelî,
Ey izin ve iradesiyle zemini zevilhayata makarr ve mesken yapan ve
bütün sekene ve müştemilâtıyla bereber sükûnet içinde tanzim ve teshir
ve tedbir ve tedvir eden Zât-ı Zülkemâl,
Ey memleketinin ahalisine zulmetmekten ve hukukları zâyi etmekten hadsiz
derecede münezzeh olan ve hiçbir zulüm hiçbir vecihle Ona yanaşamadığını
âhiretin icadıyla gösteren Zât-ı Âdil-i Rahîm,
Sen aczden ve şerikten münezzeh ve mukaddessin. Senden başka ilâh yok
ki bize imdad etsin. El-aman, el-aman! Bizi azap ateşinden ve Cehennemden
halâs et.