Ayşe Nur Özdemir
Bir
İftar Hikayesi
Size bir iftar hikayesi anlatmak istiyorum alisilmislarin
disinda… Hani su ailece veya yakin dostlarla etrafinda toplanarak
pür dikkat ezani bekledigimiz yada saate baktigimiz iftarlardan biraz
daha farkli… Sofranin etrafinda ezani bekleyenlerin sadece müslümanlar
olmadigi bir iftar…
Söyle basliyordu bu iftarin hikayesi…
Sehrin uzaklarinda bir yerdi gidilmesi gereken davet.
Degeri nerden gelirdi niçin gidilirdi bilinmezdi belkide… Ancak hatri sayilir
mutlaka birseyler vardi sürükleyen…
Ev sahibi karsiliyordu restoranin önünde misafirleri büyük
bir nezaketle tek tek agirliyordu yerlerine… Ya misafirler herbirisi ayri bir
tebessümle mutlu bir ifadeyle sevgiyle giriyorlardi içeri. Birkaç kisi hariç
kimse kimseyi de çok tanimiyordu. Birbiriyle tanisiyorlar anlatmaya çalisiyorlar
naparlar nasil yasarlar. Iste böyle basladi bir iftarin hikayesi…
Misafir perver ev sahibleri ne yapilacagini anlattilar
nasil olcakti aksamki program, once ezan bir hurma bir bardak su namaz ve yemek
olacakti… Öncelikle ezan okundu…Bir hafiz kardes okudu o kadar güzeldi ki
salondaki herkes husu içinde öyle dinledik. Ve
herkes oruc açar gibi hurma ile suyunu aldi. Hep beraber dualarla oruç
açtik… Namaz kilinirken salon öyle dikkatliydiki salonun kösesinde cemaatle
kilan ve Kuran okunan namaza öyle bakiyorlardi ki bu taplo karsinda insanin
yutkunmamasi gözünden yas düsmemesi mümkün degildi. Ne kadar güzeldi ne
kadar büyük bir husuydu…
Yemekten
once her dine mensup insanlar takdim
edildi… Kimin hangi dinden oldugu anlasilmasi açisindan
budist, bahai, hristiyan, musevi, müslüman, sikh, hindu, zao, derken
insalarin içi biraz daha kardeslik doldu…
Yemekten sonraki konusmalar ise zaten basli basina iftihar
örnegiydi… Her dinin mensubu kendince dinince ve gönlünce gönülden
gecenleri diline döküverdi… Bir hristiyan arkadasin iste burdan görünen yüz,
bu misafirperverlik bu anlayis, bu güzellik, bu mütevazilik bu bu bu diye
saydi iste buu gerçek Islamin ve gerçek müslümanlarin yüzüdür… Sonra
ise Kilisede papaz olan baska bir arkadas söz aldi. kilisedeki cemaati ve
ailesiyle birlikte ramazanin basindan beri oruç tutuklarini ve bunu müslüman
kardesleri ile birlikte ibadet yapabilmek için birlik için ayni Allaha yönelmek
için yaptiklarini anlatti. Ve diyor ki hayatimda zor da olsa ilk kez oruç
tuttum ama bu sayede ilk kez anladim neden müslümanlar oruç tutuyor diye ve
ilk kez açligin nasil bir duygu oldugunu yasadim.
Diger dinlerin temsilcileri de benzer güzel dileklerini
dile getirdiler…Sonuç mu sadece dinlerin özünde barindirdiklari güzelliklerle
ve baris tohumlariyla, tüm
insanlarin gönülden gönüle giden yollara ulasabileceginin aslinda imkansiz
olmadigi bir kez daha kanitlanmis oldu. Bu iftarda belki 100
müslüman yoktu bile ama yasanilan o manevi tat Islamin güzelliginin ve mükemmelliginin
diger 100 kisi tarafindan tekrar anlasilmis olmasi
herseye degerdi… Masamdaki hurma
tabagini 4 farkli dinden insanla paylasmak ne kadar hostu anlatilmaz yasanir
belkide…Ben ise sadece paylasmak istedim.
Vesselam.