Mektuplar İsmail Yakup

    8,11,15.. Yıllık Ke-sin-ti-siz Eğitim

    BİR FIKRA:

    Padişahın biri bir rüya görmüş. Tabircilerden kime sormuşsa "Sultanım bütün yakınlarınızın ölümünü göreceksiniz" demişler. Bu açıklamadan hoşlanmayan padişah başlarını teker teker kestirmiş. En son birini bulmuş ve yardım istemişler. "Hele şu rüyayı bir anlatın", demiş, adam. Bakmış tabir doğru: O da "Efendim bütün yakınlarınızdan daha çok yaşayacaksınız!!!" Padişahın içi ferahlamış, tabirci de başını kurtarmış. 

    SONUÇ:

      "Bütün yakınların ölümünü görmek EŞİT=TİR bütün yakınlardan daha çok yaşamak."
    HİSSE:
      1. İsimlerin değiştirilmesi ile hakikatler değişmez.(72)
      2. Fakat ifade san'atı bazen baş kurtarır.
    GELELİM SADEDE:

    İmam-Hatip Liselerinin "Orta" kısmını kapatmak isteğinin adı "Ke-sin-ti-siz 8" yıl olmuş. Adını ne koyarsanız koyun, manası; buraya devam etmek isteyen masumların birer birer başını kesmektir. Hedefi bu olan elbette bununla yetinmez. Meselâ, eğitimi "kesintisiz 11yıla" çıkarmakla İmam-Hatiplerin "Lise" kısmını, "kesintisiz 15 yıla" çıkarmakla da "İlahiyat Fakülteleri" ni devre dışı bırakabilirsiniz ki yanlış bir şey. 

    Bu milletin yüzde doksanı müslüman olup, bin seneden beri İslâm geleneklerine ruh ve kalb ile bağlanmış(507). Okullarında din eğitimine ihtiyaç var. "Dinsiz bir millet yaşayamaz." dünyaca bir umûmî düsturdur(557). Bahusus bir müslüman dinini bıraksa anarşist olur ve hiç bir kayıt tanımaz(507), daha idare edilmez(472). Eğer milletteki kalp hastalığı za'fı diyanet ise(58), doğru olan İslamiyet ve İslamiyete yakışan doğruluk(84) ders verilsin. Bu durumda mevcut İmam Hatip Liseleri'ndeki eğitimin kalitesizlik veya gereksizliğinden yakınanlar, onları kapatmak yerine, kanâatlerince yetersiz(!) gördükleri din eğitimini güçlendirmekle hatalarını düzeltir ve milleti memnun edebilirler. Aksi takdirde, talepleri, tabiatta cari kanunlara zıt olduğundan, muvaffakıyetsizlikle tokat yerler(58). Evet, milletin rağmına iş yapmanın adı milletin menfaatına çalışmak olamaz!!! 

    Hem tarihe bakınız! Peygamberlerin çoğunun Şark'ta ve Asya'da gelmeleri bir işarettir ki, buralarda hâkim ve galib din cerayanıdır(241). Öyle ise Asya'da hüküm süren, dindar olmazsa da, din lehine çalışanlara ilişmemeli, aksine teşvik etmelidir(559). Hem neden korkuyorsunuz? İslamiyet insanlığın en büyüğü, şeriat ise medeniyetin en faziletlisidir(79). Bir de ricam var: "Manen ve maddeten yüceltmeye müsait İslamiyet'e (90) lütfen irtica ismini takmayınız(466). Bu İslâm ile mücadeleyi meşrulaştırmaz!!! 

    Hem de İslamiyet güneş gibidir, üflemekle sönmez; gündüz gibidir, göz yummakla gece olmaz. Gözünü kapayan, yalnız kendine gece yapar(80). Gördüğüm o ki, ufku dar olanlar sunî gündemlerle milletin de afakını bunaltıyorlar. Birliğine girmeye çalıştığımız Avrupa medeniyetinden, yüz bu kadar sene geri kaldığımız gerçeği(56) ortada iken vazife; en büyük düşmanlarımız olan bilgisizlik, fakirlik, ve muhalefete(59) karşı eğitim, yeni iş imkanları ve birlik-beraberlik silahları ile mücadele etmek(64) olmalıdır. Bu millet üç-beş kişinin şahsî kinine, makam hırsına veya seçim oyu'na oyuncak ve feda edilmez! Neden dünya herkese terakki dünyası olsun da bizim için tedenni dünyası olsun?(84) Çalışacağız, 2000'de herkesi geride bırakacağız' Nasıl ki, vaktiyle geçmiştik(56)... 

    Muhatabım akrep gibi zehirlemekten zevk alan(22) Avrupa-perest yedibin(420) elit azınlık değil, yetmiş milyon çoğunluğa sesleniyorum! "Gelin, birlik için, güç için, gelecek için, bütünleşelim. Geçmişi bir, dini bir, Türk-Kürt ikilisini bölmek, Avrupa'nın "parçala-yut" politikasıdır(266), oyuna gelmeyelim!!! Yalnız, "Yurtta sulh, cihanda sulh" Bayramı için herkese bir davetiye göndermek istiyorum:
     

      Ey hükümet! Ya ölçülü hareket, ya da terket!
      Ey muhalefet! Ya desdek ol, ya da yok!
      Ey medya! Bırak garaz neşretmeyi(77) Edibler Edebli olurlar(65)!
      Asker ise siyasete karışmaz!!!(69)
      Vatan hainleri de bu bayrama kurban olsunlar! 

      Ve Ey Millet! Beşyüz senedir yattığınız yeter! Artık Kur'anın sabahında uyanınız. Yoksa Kur'an-ı Kerim'in güneşinden gözlerinizi kapatarak, gaflet sahrasında yatmakla vahşet ve gaflet sizi yağma edip perişan edecektir.(158).

    İsmail Yakup, 6 Mayıs 1997
    _______________________
    Not: ( ) içindeki rakamlar Bediüzzaman Said Nursî Hazretlerinin Tarihçe-i Hayat isimli eserinden istifade edilen sahife numaralarıdır. (Bediüzzaman Said Nursî,  Tarihçe-i Hayatı, Envar Neşriyat, 1993, İstanbul)

    Nur Web Sayfaları