'nin
Bir Nev Nazmî Olan Manasına İzahattır
-
Gözler açık oldukça göz önünde olanı görmemek mümkün müdür?
-
Gözden uzak olanın gönüldende ırak olacağı muhakkak!
-
Çünki gördüklerin göremediklerini hatırlamaya imkan tanımaz.
-
Yakınıomda olana bu, uzağımda olana o demek adetimdir.
-
O diye çağrılan yaklaştıkça artık bu denir, zira görüş ve temas sahasına
girmiştir.
-
Bütün bu mesafeler nefis ile görecelidirç
-
Ben, sen ve onun birbirlerine göre mevzi ve mesafelerini en iyi tanımlayan
göz ile önü ve ardı/ötesidir.
-
Gözün gözü, gördüğü ile aynı olur.
-
Göz önündekini görmeyene kör derler.
-
Ta uzaktakine o demek usuldendir. Fakat Allah'a O denmesi o sebepten değil.
-
Her ne kadar O'ndan uzak isekde, O bize şah damarımızdan daha yakın.
Sebebi; O'nun bilme keyfiyetinden ne denli uzak olduğumuzu ifade
etmek. Cehaletimizin ölçüsü: o O'nu tanıdıkça bilinmezlikten çıkar, cehalet
mesafesi kısalmaya başladığı içintanınır, yakınlaşır. ama bunun part-ı
lazım-ı evveli nefsin bilinmesidir.
-
Gözden ırak olandan gaflet son derece makul. Çünki O'nu hatırda tutma
zahmeti var. Lâkın göz göze, diz dize birbirinin huzurunda duranlar birbirine
huzur verir, gaflete müsade etmezler.
-
Kurtuluşun tek yolu benlikten vaz geçip, mutlak teslimiyettir.
-
Madem O hakkındaki cehaletimiz gafletle neticeleniyor. Öyle ise O'yu çok
zikretmek zarurî.
-
Bu zikir ile bulunduğun yerden yükselerek O'ya yaklaşırsın hatta artık
O'na O diyemezsin çünkü O gözün önündedir. O'na Sen demelisin!
-
Böylece sen de kendini bilmiş ve bulmuş olursun. Hatırla: İlim kendin bilmektir.
-
Birbirine en uzak olan ben ve o ikilis bir orta yer olan sen'de kavuşurlar.
-
Allah'ın huzuruna çıkmayı beceren nefis dilencidir, bizzat ister.
-
Allah ise cevap vericidir.
-
O'nun zikredilmesi mecburî.
-
Nefsini bilirsen,
-
Rabbini tanırsın, marifetullah alır seni muhabbetullaha götürür. Dersin
ki Seni hakkıyla tanıyamadık!
-
Mutlak huzur, O'nun huzurundadır, mutlak huzurun olduğu yerde bir eksik
vardır: O da gaflettir!
İsmail Yakup, 28 Kasım 1997.
|