Makale

    GENÇLİK NEREYE GİDİYOR?

    Hüseyin Yılmaz

    Gençliğin nereye gittiğini hiç düşündük mü? Veya gençliğin içinden geçtiği günleri ve içinde bulunduğu çıkmazı, en önemlisi hedefsizce yol alarak kabir kapısına hazırlıksız gidişini düşündük mü? Belki bir kısmımız ilk defa bu tür bir soruyla karşılaşıyor veya ilk defa böyle derin bir düşünce deryasına dalıyor. Ama düşündükçe, gençliğin ekserisinin bir bunalım ve arayış içerisinde olduğu görülecektir. Bu bunalım ve arayışların getirdiği ümitsizlikle millete ve devlete ne kadar az fayda vereceğini göreceğiz.

    Özellikle bugün ABD’de gençler, toplum için en büyük felaketlerden biri olarak görülmektedirler. Bunun sebebi ise ABD’li gençlerin içinde bulundukları boşluk. Bu boşluğu neyle kapatacaklarını bilmiyorlar. Girmiş oldukları tüm arayışlar boş çıkıyor. Bazıları bu boşluğu kendini içkiye mahkum ederek doldurmaya çalışıyor, kimileri ise bunu uyuşturucu sarhoşluğu ile kapatmak istiyor. Ama sonuçta yine boşluğa düşüyorlar ve etrafa daha zararlı olmaya başlıyorlar ve sonuçta sosyal felaketler meydana geliyor.

    Uzmanlar bu tür davranışların cahillik ve eğitim yetersizliğinden kaynaklandığı belirtmektedirler. Evet, en büyük meselenin meselesizlik ve fikirsizlik olduğu bugünlerde eğitim yetersizliğinin meydana getirmiş olduğu sıkıntılar apaçık ortada. Bir siyasetçinin şu sözleri olayı daha bir aydınlatıyor; “Eğer gençler eğitimli ve ahlaklı olursa, bu bir hazine olur. Ahlaktan ve bilgiden yoksun olursa bir çekirge afetinden farksız olur.”

    Katılmış olduğum bir gençlik panelinde bir konuşmacının şu sözleri dikkatimi çekti: “Gençlik esasen hakikati arama çağıdır. Fikirlerin en uyanık, en zinde, en coşkulu yaşanması gereken bir çağdır. Ama gençlerdeki fıtrî heyecan daha çok başka şeylere kanalize ediliyor. Kendini ve kâinatı keşfetme yönünde kullanılması gerekirken maalesef gençlik gaflete itici, uyutucu oyunlara, hevesatlara, eğlencelere kanalize ediliyor.”

    Peki gençliğin dünya gündeminde sürekli ilk sırada olduğunu biliyor muydunuz? Gençlik dün de gündemdeydi, bugün de gündemde ve yarın yine gündemde olacak. Çünkü bir devletin ve milletin kalkınması için en önemli unsur; gençliğin problemlerinin ortadan kaldırılmasıdır. Evet, bir insan için gençlik çağı ne kadar önemli ise, gençliğin problemlerine çare bulmakta bir devletin geleceği için o kadar önemlidir.

    Ülkemiz gençlik açısından çok şanslı bir ülke. Dünyanın birçok ülkesinde olmayan bir avantajımız var. Yapılan istatistikî verilere göre, toplumumuzun yüzde 25’i 16-22 yaş arasındaki gençlerden oluşuyor. Bu, Türkiye’nin AB kapısında bulunduğu şu günlerde yarına umutla bakması için çok büyük önem taşıyor. Bugün eşiğinde bulunduğumuz Avrupa Birliği ülkelerinin en önemli sorunlarından birisi, genç oranının yetersiz oluşu. Bu ülkeler “çekirge afeti” ile boğuşmak zorunda kalıyorlar. Çünkü gençleri boşlukta ve bir arayış içerisinde. Bugün ülkemize de baktığımızda  maalesef buna benzer bir çok örnekle karşılaşabiliriz.

    Bu örneklerin meydana gelmesindeki en önemli unsur ise gençlerin sorunlarının pek kaale alınmamasıdır. Bir hocamın bana söylediği gibi: “Genç yalnız kaldı. Hıçkırıklarla, boğuk bir havadan, sürekli bir başına olmanın acziyetini soluyor.

    Yalnızlığın en mahzun, en titrek müziğini yapıyor daima. Yalnızlık üstüne şiir, yalnızlık üstüne şarkı, yalnızlık üstüne ölüm yazıyor. Genç neslin en büyük ızdırabı budur.” Bundan da anlaşılacağı gibi bir çok genç bundan şikayetçidir.

    Ancak, “Beni, nefsini kurtarmayı düşünen hodgam bir adam mı zannediyorlar? Ben cemiyetin imanını kurtarmak yolunda dünyamı da feda ettim, ahiretimi de... Gözümde ne cennet sevdası var ne de cehennem korkusu. Cemiyetin imanı namına bir Said değil, bin Said feda olsun! Kur’anımız yeryüzünde cemaatsiz kalırsa cenneti de istemem; orası da bana zindan olur. Milletimizin imanını selamette görürsem cehennemin alevleri içinde yanmaya razıyım. Çünkü vücudum yanarken, gönlüm gül-gülistan olur” diyen Bediüzzaman Said Nursi ve Risale-i Nurlar gibi doğru rehberler ile manen hayat bulan gençler bundan müstesna. Felek ecbabı cefasın toplasın gelsin, dönersem kahpeyim Allah yolundan diyen gençler var. Unutulmasın, “Gerçi her arayan bulamaz ama, bulanlar arayanlardır.”


    Nur Web Sayfaları