Bediüzzaman
Said Nursi
[Bir
vakit Barla'da Çam Dağı'nda yüksek bir mevkide, gecede semanın yüzüne
baktım. Gelecek fıkralar, birden hutur etti. Yıldızların lisan-ı hal ile
konuşmalarını hayalen işittim gibi bu yazıldı. Nazım ve şiir bilmediğim
için şiir kaidesine girmedi. Tahattur olduğu gibi yazılmış. Dördüncü
Mektub ile Otuzikinci Söz'ün Birinci Mevkıfının âhirinden alınmıştır.]
Yıldızları
Konuşturan Bir Yıldızname
Dinle
de yıldızları şu hutbe-i şirinine
Name-i
nurîn-i hikmet, bak ne takrir eylemiş.
Hep
beraber nutka gelmiş, hak lisanıyla derler:
Bir
Kadîr-i Zülcelal'in haşmet-i Sultanına
Birer
bürhan-ı nur-efşanız vücud-u Sânia
Hem
vahdete, hem kudrete şahidleriz biz.
Şu
zeminin yüzünü yaldızlayan
Nazenin
mu'cizatı çün melek seyranına.
Bu
semanın arza bakan, cennete dikkat eden
Binler
müdakkik gözleriz biz (Haşiye)
Tûbâ-i
hilkatten semavat şıkkına, hep kehkeşan ağsanına
Bir
Cemil-i Zülcelal'in, dest-i hikmetle takılmış pek güzel meyveleriyiz biz.
Şu
semavat ehline birer mescid-i seyyar, birer hane-i devvar, birer ulvî âşiyane,
Birer
misbah-ı nevvar, birer gemi-i cebbar, birer tayyareleriz biz.
Bir
Kadîr-i Zülkemal'in, bir Hakîm-i Zülcelal'in birer mu'cize-i kudret
Birer
hârika-i san'at-ı hâlıkane; birer nadire-i hikmet, birer dâhiye-i hilkat,
birer nur âlemiyiz biz.
Böyle
yüzbin dil ile yüzbin bürhan gösteririz, işittiririz insan olan insana.
Kör
olası dinsiz gözü, görmez oldu yüzümüzü, hem işitmez sözümüzü,
hak söyleyen âyetleriz biz.
Sikkemiz
bir, turramız bir, Rabbimize müsahharız. Müsebbihiz, zikrederiz abîdane.
Kehkeşanın
halka-i kübrasına mensub birer meczublarız biz.
(Haşiye):
Yani Cennet çiçeklerinin fidanlık ve mezraacığı olan zeminin yüzünde
hadsiz mu'cizat-ı kudret teşhir edildiğinden; semavat âlemindeki
melaikeler o mu'cizatı, o hârikaları temaşa ettikleri gibi, ecram-ı
semaviyenin gözleri hükmünde olan yıldızlar dahi, güya melaikeler gibi
zemin yüzündeki nazenin masnuatı gördükçe Cennet âlemine bakıyorlar. O
muvakkat hârikaları bâki bir surette Cennet'te dahi müşahede ediyorlar
gibi bir zemine, bir Cennet'e bakıyorlar. Yani o iki âleme nezaretleri var
demektir.
Onyedinci
Söz'den, Sözler,
Sayfa:228-229