Beni bu bilgisayarda hatırla  
Parolamı Unuttum Yeni bir hesap oluştur  
 
 
Nur Mektebi Ana Sayfa
 



Yazılarımız

Konferans Bildirileri

Genel Makale

Gazete Makalesi

Dergi Makalesi

Şiir

Ses

Fotoğraf

Video

Bilgisayar Dosyaları

Linkler

Duyurular

Vecizeler

Nurlu Tablolar

Kuran-ı Kerim

İnternet Yazıları

Cevşen

Hadis
 
 
 
Filtreleme SeçenekleriListeleme Seçenekleri
Grupla:
Sırala:
Türkçe Belgeler
Bu profildeki belgeler
Göster  Bir sayfadaki belge sayısı
Tümünü Listele
Ahmet Şahin (1)Ahmet Taşgetiren (1)Ahmet Yiğit (1)Akif Emre (1)
Ali Ferşadoğlu (4)Arif Çevikel (1)Canan Karataş (1)Cemil Tokpınar (10)
Cevher İlhan (2)Cihan Koç (1)Davut Şahin (2)Faruk Çakır (1)
Furkan Aydiner (3)Hülya Y. Üstündağ (1)Halil Akgünler (2)Halil Uslu (2)
Hekimoğlu İsmail (2)İslam Yaşar (1)Kazım Güleçyüz (1)Mü'mine Güneş (2)
M. İsmail Tezer (2)M. Latif Salihoğlu (3)Mehmet Kırkıncı (1)Metin Karabaşoğlu (15)
Mustafa Özcan (1)Mustafa Sungur (1)Necmeddin Sahiner (2)Nejat Eren (2)
Nevzat Bayhan (1)Nur Enstitüsü (Y.A.V) (1)Sükrü Bulut (2)Süleyman Kösmene (43)
Şaban Döğen (25)Sadık Yalsızuçanlar (1)Said Emre (1)Sefer Akgül (1)
Senai Demirci (3)Serap Akıncıoğlu (25)Seyfettin Gültekin (1)Suad Yildirim (1)
Süleyman Kösmene (1)Yeni Asya Gazetesi Editörleri (2)Zeynep Deniz (1)
Ahmet Şahin
İki cihanın fahr-i ebedisi Medine'de 13 gün süren ateşli hastalığının şiddetlendiği on birinci gününde mescidine çıkar ve en mühim son konuşmasını yapar. Acaba O'nun âlemindeki en mühim konular nelerdi? Neleri anlatacaktı bu son konuşmasında yönettiği halkına?.. Bu mühim konuşmayı takdimden önce o günkü dünyanın iki büyük devletindeki halk ile yönetici münasebetine (mukayese için) bir göz atalım. Sonra bu eşsiz örneğin üzerinde düşünme imkanı bulmuş olalım...
Ahmet Taşgetiren
Muhterem Ali Ulvi Kurucu Bey'i rahmet-i Rahman'a tevdi ettik. 3 Şubat gecesi saat 22.00'de Yaradan'ına ruhunu teslim etti, ve sabah, günün ilk saatlerinde, Medine'de Harem-i Şerif'te kılınan cenaze namazından sonra Cennetü'l Baki'de toprağa verildi.
  
Ahmet Yiğit
Akif Emre
Ali Ulvi Kurucu Hak'ka yürüdü. Bizi büyük yalnızlığımızla başbaşa bırakarak bir gönül ehli daha sonsuzluğa daldı. Onun vefatını duyduğum an, benliğimi saran duygu bu oldu: büyük yalnızlık. Ondan sonra daha fazla yalnızız artık. Hak onu mu çağırdı, yoksa o mu Hak'ka yürüdü? Bu soru ne kadar absürt olsa da, bana kalırsa o, ölümsüzlük çağrısına koşarak giden gönül erlerinden biriydi.
Ali Ferşadoğlu
Ali Ferşadoğlu
Ali Ferşadoğlu
Arif Çevikel
Canan Karataş
Elbette ki, ufak bir mahlukunun bile duasına ehemmiyetle cevap veren böyle merhamet sahibi bir Rahîm en sevdiği abdi olan insanın bütün mahlukatın duasını içine alarak dergâh-ı ilâhinin kapısında el açıp örümceğin ağı gibi kusursuz, arının balı gibi tatlı, ipek böceğinin ipeği gibi yumuşak ve sükûnetli bir hayat isteyecekti. Belki verilecek, belki verilmeyecekti. Fakat o kul bilirdi ki; “birisi var; kalbinin en ince duygularını dahi işitir, her şeye eli yetişir, her arzusunu yerine getirebilir, aczine merhamet eder, fakrına meded eder.” Ve anlardı ki bir tek Ondan yardım isteyerek kainatın güzel bir takvimi olabilirdi.
 [1]      1  |  2  |  3  |  4  |  5  |  6  |  7  |  8  |  9  |  10  >>    [18]10 / 176 belge listelendi