Beni bu bilgisayarda hatırla  
Parolamı Unuttum Yeni bir hesap oluştur  
 
 
Nur Mektebi Ana Sayfa
 



Yazılarımız

Konferans Bildirileri

Genel Makale

Gazete Makalesi

Dergi Makalesi

Şiir

Ses

Fotoğraf

Video

Bilgisayar Dosyaları

Linkler

Duyurular

Vecizeler

Nurlu Tablolar

Kuran-ı Kerim

İnternet Yazıları

Cevşen

Hadis
 
 
 
Filtreleme SeçenekleriListeleme Seçenekleri
Grupla:
Sırala:
Türkçe Belgeler
Bu profildeki belgeler
Göster  Bir sayfadaki belge sayısı
Tümünü Listele
Ahmet Dursun (1)Ahmet Yıldız (3)Alaaddin Basar (4)Alev Erkilet (1)
Ali Çankırılı (3)Atilla Yargıcı (1)Aykut Tanrıkulu (1)Bahadır Eroğlu (1)
Bahri Dayıoğlu (1)Baki Aydın (1)Bediuzzaman Said Nursi (3)Bekir Karlığa (1)
Bestami Said Çiftçi (1)Cemil Tokpınar (1)Cevat Babuna (1)Colin Turner (1)
Cüneyd Suavi (3)Diyanet İşleri Başkanlığı Editörleri (1)Durmus Hocaoglu (1)Etyen Mahçupyan (1)
Faruk Süzergöz (1)Feyzullah Cihangir (2)Furkan Aydiner (3)Gökçe Ok (1)
Gürbüz Aksoy (1)H. Hüsrev Hatemi (1)Hakan Yalman (6)Hayreddin Karaman (1)
Hüdaverdi Adam (2)Hüseyin Hatemi (1)Hüseyin Kara (1)Hüseyin Özdemir (1)
İsmail Hakkı İzmirli (1)Kadir Canatan (1)Köprü Editörleri (1)Mücahit Bilici (3)
M.Ali Kaya (1)Mahmut Kaplan (1)Mehmet Paksu (1)Metin Karabaşoğlu (10)
Muhammed Bozdağ (1)Muhsin Abd al-Hamid (1)Murat Başaran (1)Murat Gülkıran (1)
Mustafa Özcan (2)Mustafa Akyol (1)Mustafa Said İşeri (1)Mustafa Ulusoy (3)
Nazlı Özburun (1)Nazmi Eroğlu (3)Necmeddin Sahiner (6)Nevzan Tarhan (2)
Nihat Dağlı (5)Nihat Kaya (1)Nimet DEMİR (1)Nuri Çakır (1)
Oliver Leaman (2)Ömer Baldık (3)Ömer Faruk Paksu (2)Omer Sevinçgül (1)
Reha Fırat (3)Rıdvan ZİYAOĞLU (1)Süleyman Kösmene (3)Sabri Hacınebioğlu (1)
Sadık Yalsızuçanlar (2)Safvet Senih (1)Said YARGICI (3)Salih Gümüş (1)
Salih Özaytürk (2)Sedat Turan (1)Selim Gündüzalp (3)Selim Sönmez (5)
Süleyman Uludağ (1)Thomas Michel, S.J. (2)Umit Simsek (2)Veysel Kevser (1)
Yunus A. Çengel (1)Yusuf Özkan Özburun (1)Ziya Kazıcı (1)Editor Unknown (1)
  
Tarihten günümüze kadar insanın bulunduğu her yerde az veya çok medenileşme hareketinin görüldüğü bilinen bir gerçektir. Zira toplu yaşayışın doğurduğu medeni ilerlemeler, insanın yeryüzünde var olduğu günden beri devam edegelmektedir. Bu bakımdan, gününüze gelinceye kadar birbirinden farklı kaç medeniyetin geldiği kesin olarak bilinememektedir. http://kokulubahce.com
Ahmet Dursun
Tarihimizin kaydettiği müstesna isimlerden biri olan Mehmet Akif'in ismi herhangi bir sebeple anıldığında, ülkemizdeki kimi fikir adamlarının rahatsızlık duyduğunu ve bunu çeşitli şekillerde örtülü olarak dillendirdiklerini görürüz. Bir "İstiklal Marşı Şairi'ni açıkça hedef almak, Akif'i gönlünde yaşatan bu milletin nefretine maruz kalmak demek olduğundan, bu kimseler M. Akif'in şiirlerinde kullandığı bazı kavramları ya gerçekten yanlış anlayarak ya da kasıtlı olarak çarpıtarak merhum M. Akif Ersoy'u olduğundan farklı biri gibi göstermeye ve onu bu şekilde karalamaya çalışırlar. Bu kavramlardan biri de "medeniyet'tir.
Ahmet Yıldız
SON DÖNEM Müslüman düşünürlerinden Said Nursî, çeşitli eserlerinde, İslâm’ın geçmişte tüm dünyaya yayılamamasının bizim dışımızdaki sebeplerini zikrederken, özellikle Hıristiyan halk kitlelerinin içinde bulunduğu cehalet fanusu ile bunun ateşlediği dinî taassubun sürüklediği vahşet eğilimine göndermede bulunur. Ruhban sınıfının ‘doğru’yu vazetme ve ‘kurtuluş’a erme vizesini tekelinde bulunduran liderliği ile Hıristiyan halk kitlelerinin onları körü körüne taklit etmelerini de bu meyanda zikreder.
Ahmet Yıldız
OSMAN AMCA, hayatı boyunca içki ve sigara gibi zararlı alışkanlıklardan uzak durmuş, çağdaşlaşma ülküsüne gönül vermiş mütevazi bir Cumhuriyet çocuğuydu. Emekli olduktan sonra borsaya dadanmış, tüm hayatı, borsadan ibaret hâle gelmişti. Bir gün kalp krizi geçirdi. Hemen hastaneye yetiştirdiler. Gözlerini açtığında karşısında duran damadından istediği şu oldu: “Filanca kağıttan şu kadar alın!” Musibet ve ölümün bile ayıltamadığı gaflet ne korkunçtur Allah’ım!
Ahmet Yıldız
GEÇENLERDE, seküler hayat görüşüne sahip bir siyaset bilimci arkadaşımla konuşuyorduk. İçinde bulunduğumuz siyasî ortamın ruhumuza verdiği kasveti, çözümsüzlük duygusunu, verimsizliği ve hissî kuruluğu nasıl aşabileceğimizi tartışırken, ortak bir noktada buluştuk: Biz seküler rasyonalitenin kurbanları, hayal edemiyorduk! Nasıl hafıza depomuzu boşaltıp kendimizi birkaç yüz kelimeye mahkum etmişsek, onun gibi, hayal etme gücümüzü de bilinmeyen kuytularda kaybetmiştik.
Alaaddin Basar
BİR ZAMANLAR sıkça gündeme taşınan şimdi de yer yer nükseden bir hastalık var: Dinin, terakkiye mani olduğunu sanmak ve Hıristiyan ülkelerden geri oluşumuzun sebebini İslâm dininde aramak.
Alaaddin Basar
“Kâinattaki herşey, her hâdise ya bizzât güzeldir, ona hüsn-ü bizzât denilir. Veya neticeleri cihetiyle güzeldir ki, ona hüsn-ü bilgayr denilir.” Sözler, 231
Alaaddin Basar
İMAM-I RABBANÎ Hazretleri, bu cümleyi, ilâhî isimlerin tecellisine mazhar olabilmek için o tecelliye lâyık bir mahiyet taşımanın gerektiği şeklinde yorumluyor. Buna göre, ‘melikin atiyyeleri’ ilâhî isimlerin tecelli etmesi; ‘ona matiyye olmak’ ise o tecelliye mazhar olabilecek bir kabiliyete sahip olmak, demek oluyor.
Alaaddin Basar
GÖZ VEGÜNEŞ, kulak ve ses, akciğer ve hava, balık ve deniz ve daha da artırabileceğimiz nice ikililerle etrafımız adeta kuşatılmış. Bunlardan birinciler sual, ikinciler cevaptır. İkisi de Hak’tandır. Yani, Güneş kimin ise göz de O’nundur. Kulağı yaratan ancak sesi yaratan olabilir.
  
Alev Erkilet
Bediüzzaman Said Nursi düşünce sistemini Kur anî bir temel üzerine kurmuş bir İslam düşünürüydü. Ancak bu sistem, kendi bütünlüğü içinde değerlendirilmek ve sosyal bilimsel bir açıdan analitik olarak ele alınmak yerine, bir ya da iki ana konu etrafında ele alınmaktadır. Bu konulardan biri bilim ve din ilişkisidir. Genel kabule göre, bilim ve din arasında ve özellikle İslami bilgi ve laik batılı bilim arasında hiçbir çatışma yoktur. Ancak, bize göre, bu aşırı genelleme (özellikle sosyal bilimler alanında) doğru değildir ve Risale-i Nur Külliyatı nın batı merkeziyetçi bir okunuşundan kaynaklanmaktadır. Bu aşırı genellemeye olan karşı fikirler şöyledir: Bediüzzaman, Doğu/İslami ve laik Batılı dünyaları (mesela "ikinci Avrupa") iki muhalif medeniyet olarak tanımlamış; Batılı siyasi düşünceden birebir alıntıları asla kabul etmemiş; Helenik ve Roma düşüncesi üzerine dayanan Batılı düşüncenin terminolojisini kullanmak yerine Kur anî/İslami terminolojiyi kullanmış; bazı Batılı kavramları (meşrutiyet gibi) İslami bir anlayışla tekrar tanımlandığı takdirde kabul etmiş ve kullanmış (mesela kanun-u şeriyye ile meşrulaşan bir meşrutiyet-i meşrua dan bahseder); kıymetsiz ve faaliyetsiz pozitivist yaklaşıma karşı çıkmış ve bilgi ve ahlaki davranış arasında doğrudan bir ilişki görmüştür.
 [1]      1  |  2  |  3  |  4  |  5  |  6  |  7  |  8  |  9  |  10  >>    [14]10 / 138 belge listelendi